Pazartesi, Eylül 19, 2005

OGS/KGS İle İlgili Bir Öneri

İstanbul’daki köprüler ve paralı otoyollarda geçiş için kullanılan OGS ve KSG’nin, bugüne kadar yapılan bütün çalışmalara rağmen ne kadar az oranda kullanıldığını farkettiniz mi? Aslında muhtemelen benim gibi pazarlama veya satış ile uğraşan ve müşterileri için sürekli kampanyalar oluşturan kişilerin, bu konu mutlaka dikkatlerini çekmiştir. Benim tahminime göre, araçların en fazla %25 gibi bir oranı bu imkandan faydalanmakta, diğer araçlar ise hala gişelerin önünde beklemekte. Üstelik, normal gişelerdeki trafik yoğunluğu, OGS/KGS tercih eden araçların da şeridini tıkamakta ve sistemden gerekli fayda sağlanamamakta. Peki, %20 gibi bir indirim ile ücretlendirilmesine rağmen, neden acaba bu kadar araç hala bu imkandan faydalanmayı seçmiyor?

Benim düşünceme göre, buradaki en önemli hata, üzerinde yeterince düşünülmeden gerçekleştirilen satış kampanyasındadır.

Müşteriler dikkat çekici kampanyaları tercih ederler!
Bugüne kadarki yaptığım satış kampanyası çalışmalarımda aldığım en önemli derslerden biri, müşterilerin küçük kampanyalar ile ilgilenmediğidir. Yani, sadece kampanya olsun diye göstermelik bir kampanya yapıyorsanız, bu kampanyanız muhtemelen başarısız olacaktır. Başarılı bir kampanya için, pazarlamanın diğer bölümlerinde olduğu gibi, kendinizi müşteri yerine koyabilmeniz çok önemlidir. İşte o zaman, gerçekten çarpıcı kampanyalar yaratabilirsiniz.

Cesur kampanya
İyi kampanyalar, genellikle cesur adımlar gerektirir. Bunun için de, kampanya yapacak kurumda veya ajansta, sözünü dinletebilen ve işini bilen bir deli pazarlamacı olması gereklidir. Deli diyorum, çünkü gerçekten de bu tip kampanyaları önerdiğinizde, çevrenizdekiler size biraz ‘deli mi ne?’ bakışı ile bakarlar. Peki, OGS ve KGS’nin kullanımını çok yaygınlaştırmak için nasıl bir kampanya olmalı? Mevcut kampanyadaki hata nedir?

Mevcut kampanyadaki hata, uygulanan indirim miktarının, tüketicileri ikna edecek seviyede olmamasıdır. Tabii ki, belli müşterilere bu oran da cazip gelmiştir ve kullanmaktadırlar, ancak mühim olan, bu sistemin çok yüksek bir oranda (en azından %60-70 gibi) kullanılması ve amaçlanan trafik sorununa bir çözüm olması ise, çok daha zorlayıcı bir kampanya yapmalısınız.

Biz enayi miyiz?
Yani, öyle bir kampanya olmalı ki, kampanya dışında kalanlar, kendilerini enayi gibi hissetmeli ve biran önce bu sisteme geçiş yapmayı istemelidirler.

Bugünden itibaren, köprü geçişi 5 YTL, OGS/KGS kullanana 2,5 YTL!
İşte benim kampanyam bu! Bence bu başarılı bir kampanya olacaktır. Bu kampanya, hem tüketiciyi maddi zarara uğramamak için OGS/KGS kullanmaya itecek, hem de köprü gelirinden bir türlü vazgeçemeyen develtimizi de fazla rahatsız etmeyecektir. Bu kampanyanın özelliklerine detaylı şekilde bakarsak:

  • Kampanya ile birlikte, normal geçiş ücreti 3 YTL’den, 5 YTL’ye yükselmekte ve bu, mevcut fiyata alışmış olan tüketiciyi zorlamaktadır.
  • Kampanya ile halen OGS/KGS kullananlara uygulanacak ücret değişmemekte ve bu tüketiciler, seçimlerinden dolayı ödüllendirilmektedir.
  • Geçişlerden elde edilecek gelirde önemli bir düşüşe sebep olmamaktadır.
  • Kampanya dışında kalacak müşterilere ‘biz enayi miyiz?’ dedirtecek oranda önemli bir fiyat avantajı sunmaktadır.

Bazıları, normal geçiş ücretinin 5 YTL olmasının, acımasızca olacağını söyleyebilirler. Ama, burada zaten hatalı bakış açısı buradan kaynaklanmaktadır. Köprülerden normal geçiş yöntemi aslında OGS/KGS’li geçiş olmalıdır ve ücret seviyeleri buna göre ayarlanmalıdır. Eğer tüketici bunun dışında bir yöntem tercih ediyorsa, bunun bedelini ödemek durumundadır.

Bu kampanya sadece köprüler için değil, diğer gişeler için de uygulanabilir, ancak, sadece 2 köprünün İstanbul tarfiğini akşam saatlerinde bloke edebilecek sıkışıklığı yarattığını hergün görenler için, sanırım bu konunun önemini kavramak pek de zor olmayacaktır. Uygulamaya konduğundan beri, sadece %20’lik bir ücret avantajı ile müşterilere sunulan bu imkandan, neden bu kadar az oranda aracın faydalandığını, acaba trafik ile ilgili yöneticiler hiç düşünmüyorlar mı? Bence artık daha cesur bir kampanyanın zamanı geldi :-)

1 yorum:

yenilog dedi ki...

Normal geçişin ogs/kgs li geçiş olması gerektiği düşüncenize katılıyorum. Bence de bu sistemin ciddi bir kampanyaya ihtiyacı var.
Fakat sistemin hala yaygınlaşmamasının sebepleri oldukça fazla. Öncelikle ziraat bankası ile çalışmak zorunda kalmak. Heryerde bulunmayan ziraat bankasına gidip işlem yapmanın ne kadar zor olduğunu söylemeye gerek yok. EFT gibi birkaç kolay düzenleme geliştirildi fakat yeterli değil. İstanbulda tüm faturalarınızı internet üzerinden otomatik olarak ödeyebiliyorsunuz OGS hariç. Ziraat bankası yetkilileri OGS için kredi kartınıza otomatik ödeme talimatı vermemenizi öğütlüyor.

OGS nin satışının heryerde olmaması ikinci önemli dezavantaj. Geçen seneye göre satış noktaları artırıldı fakat hiç yeterli değil. Bence İstanbuldaki her petrol istasyonu ogs satabilmeli. Tüm işlem aslında bir form doldurmak plakanızı bildirip hesap numarası edinmekten ibaret olmalı.

İstanbuldaki büyük çoğunluğun OGS almamasının sebebi ise pahalı olması. Birçok kişi tek bir alete o kadar para yatırmak istemiyor. Sanırım KGS yi bu yüzden çıkardılar ortada para ödeminiz gereken bir cihaz yok ve kartı hangi araca binerseniz binin kullanabiliyorsunuz. Kamyon şöförleri için iyi, ama hergün aynı arabayla hızlı geçiş yapmak isteyenler için yavaş.
Köprü geçişi için onca boşa ödediğimiz paraya göre bu aletin bedava dağıtılması gerekli.

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.