Salı, Kasım 01, 2005

Bir Arçelik macerası

Başımızdan geçen güzel bir Arçelik hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum. Bundan sanırım 2 sene öncesiydi. Eşimin biz evlenmeden önce satın aldığı Arçelik çamaşır makinesi üstüste arıza yapmaya başlamıştı. Zaten aldığımızdan beri ufak tefek problemler çıkartmıştı ve servise gidip gelmişti ama, bu seferki arıza bir türlü çözülemiyordu. Arıza, çamaşır makinesinin su tahliyesi problemi ile başladı. İlk arızadan sonra, ücreti karşılığında su pompası değiştirildi ve biz de problemimiz çözüldü diyerek sevinirken, ikinci çamaşır yıkama girişimimizda arıza tekrar ortaya çıktı. İkinci pompa değişimi ile sonuç yine değişmedi. Artık çamaşır yıkanan günler bizim için bir heyecan ve stres kaynağıydı, "acaba bu sefer makine su boşaltmayı başarabilecek mi?" şeklinde bir korku ile işe başlanıyordu.

İşin enteresan yanı, bu makine, satın aldığımız dönemde, Arçelik'in en üst seviye ürünüydü. Ayrıca, ürünün 2,5-3 sene gibi bir sürede bu duruma gelmesi, beni çok rahatsız etmişti. Neyse, sonuç olarak üründen o kadar sıkıldık ki, artık başımızdan atmak için yol aramaya başladık. Ben de bu arada, Arçelik'e bir mektup yazarak, "servisin tamiri gerçekleştiremediğini, bu durumun kabul edilemez olduğunu ve bundan sonra Arçelik markalı bir ürünü görmek bile istemediğimi, makineyi tekrar servise gönderip, sorunla uğraşmaya devam etmektense, çöpe atmayı tercih ettiğimi" kendilerine ilettim. Açıkçası, Arçelik'ten düzgün bir yanıt da beklemiyordum, ama yine de kendimi tatmin etmek için de olsa, bu yazıyı yazmak istedim.

Aradan 1-2 gün geçtikten sonra, Arçelik Çağrı Merkezi'nden bir yetkili beni arayarak, her zaman duymaya alıştığımız "müşterilere verilen önem v.b." gibi konulardan bahseden, ama aslında hiçbir çözüm sunmayan bir konuşma yaptı. En sonunda da makineyi tekrar servise götürmemizi bizden istedi.

Ben bunun üzerine, makineyi o akşam çöpe attım. Daha doğrusu kapıcımıza bağışladım, belki bir şekilde uğraşıp tamir ettirmeyi başarır da, işine yarar diye. Ertesi gün de gidip bir Siemens marka yeni çamaşır makinesi aldım. Bu makineyi hala problemsiz kullanıyorum.

Şürpriz gelişme!
Aradan biraz zaman gerçti ve bize çok enteresan bir haber geldi. Kapıcımız makinenin tamiri için uğraşmış ve arkadaşı olan bir servise tamir ettirmeyi başarmıştı. Makinenin o güne kadar gerçekleşen tamirlerinin başarısız olma sebebi, değiştirilen su pompasının, orjinal pompadan farklı özelliklerde olmasıymış. Bizim makine İngiltere'den ithal bir makine olduğu için, daha önce tamiri gerçekleştiren servisler, ellerindeki yerli makinelere uygun olan pompayı kullanmışlar ve tabii ki, pompa uyum sağlamamış.

Kabul edilemezler zinciri
- Öncelikle, 10 yıllık en az kullanım ömrüne göre tasarlanan bir ürünün, daha tasarım ömrünün yarısına gelmeden çıkarttığı bu problemler kabul edilemezdi.
- Ayrıca, hadi biz arızaları kabul ettik, Arçelik servisinin, soruna defalarca müdahale etmesine rağmen, çözememesi kabul edilemezdi
- Servisin bu olayı çözerken uygun pompayı kullanmaması (veya kullanması gerektiği bilincinde bile olmaması) kabul edilemezdi.
- Bütün bu problemleri yaşayan bir müşteriye, Arçelik'in düzgün bir çözüm üretememesi ve tekrar işi beceremeyen servislerine yönlendirmesi, kabul edilemezdi.
- Sık sık problem çıkarttığı bilinen, ve benim dışımda birçok müşterinin şikayet ettiği, bu ithal model ile ilgili, Arçelik'in müşterilerine bir çözüm sunmaması kabul edilemezdi.

Problem nereden kaynaklanıyor?
Arçelik gibi büyük üreticilerin genel problemi olan bir durum bence bu. Servis sebebi ile problem yaşayan bir müşteriyi, tekrar servis ile muhatap etmeye çalışmak, müşteriye küfür etmekle aynı anlamı taşıyor bence. Arçelik gibi üreticilerin, bu tip kangren olmuş durumlarda, müşteriyi "servis" döngüsünden bir şekilde çıkartmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu problemin, Arçelik'in herhangi bir uzmanı tarafından 5 dakika bile sürmeden tespit edilebileceğini kesinlikle biliyorum. Bence bu tip kurumlar, normal servis yapılarının dışında, fabrikalarına direkt olarak bağlı, belli bölgelerde "uzman müdahale merkezleri" kurabilirler. Böylece, servise güveni kalmamış olan müşteriye, daha güvenilir bir muhatap sunulabilir.

Ne beklerdim?
Tabii ki öncelikli olarak, bu ürünün servis tarafından ilk seferde tamir edilebilmesini beklerdim. Ama hadi bunu beceremediniz ve müşteriniz artık ürünü atacak duruma gelmiş ve bir marka olarak rezil olmuş durumdasınız, artık müşteriyi markanıza tekrar bağlamanız için önemli bir adım atmanız gerekmekte. Mesela, bu ürünü hemen fabrikaya alıp, inceleyip, detaylı bir açıklamayı müşteriye yapmanız, ardından da, müşterinize yeni bir üründe indirimli alım imkanı sunmak gibi bir jest yapmanız gerekmekte.

Kendini müşteri yerine koyamayan mühendisler!
Ben de bir çeşit mühendis olmama rağmen, ne yazık ki, Arçelik gibi kurumların milyonlarca doları TV reklamlarına harcarken, kendilerini müşteri yerine koyamadıkları için, her yıl en azından onbinlerce müşterilerini, bu gibi anlamsız sebeplerle kaybettiklerini tahmin ediyorum. Arçelik de ne yazık ki, bütün çabasına rağmen, müşteri ile birebir iletişim konusunda son derece beceriksiz bir tutum sergiliyor. Bütün kurumsal imajını ve itibarını, çağrı merkezlerinde 1-2 hafta eğitimden geçtikten sonra, doğru dürüst yetkilendirilmemiş, çözüm sunamayan müşteri temsilcilerinin ellerine bırakıyor. Şirket bir taraftan milyonlarca dolara"Ben Çelik, Arçelik" derken ve reklamlarında Japonlar'ı bile hayrete düşüren teknoloji ürettiğini iddia ederken, diğer taraftan, müşterisinin en küçük problemine çözüm bulamayan duruma düşüyor.

Bence müşteri odaklılık ve kalite konusunu bir gurur meselesi yapan Japonlar Arçelik'le daha çok dalga geçmeyi hak ediyorlar.

Sonuç
Sonuç olarak, iki nesildir Arçelik'den başka bir beyaz eşyayı evine sokmayan bir ailenin ferdi olarak, artık Arçelik markasına bir güvenim kalmadı. Çünkü Arçelik samimi değil. Çünkü Arçelik bana çözüm sunmuyor. Çünkü Arçelik müşterisine değil, sadece satış kanalına yatırım yapıyor. Artık, bana uygun fiyata, en uzun süre garanti sunan ürünü tercih ediyorum ve evime Arçelik markalı bir ürün sokmuyorum.

Tag: , , , , , ,

Tanıtım Bağlantıları:
Markethink: Pazarlama Danışmanlığı ve Pazarlama Yönetimi
Markethink: Marketing Consultancy and Marketing Management

29 yorum:

Mehmet Doğan dedi ki...

"Musteri memnuniyeti/deneyimi" kavrami, bir sirketin vizyonu icinde ya vardir ya da yoktur. Ogrenilen birsey degil. Amazon, GE, Google, NetFlix, Jet Blue, Soverign Bank bu vizyona sahip. Bu tamamen top-down bir vizyon ve maalesef Koc boyle bir vizyona sahip degil. Bu calisanin degil, calistiranin eksikligi.

Bu vizyona sahip bircok sirket var Turkiye'de. Mutlaka birisi camasir makinasi uretiyordur :))

ozgur alaz dedi ki...

Arçelik (sadece değil) marka yaratmaya reklam yaratmaya o kadar zaman harcıyorlar ki, bu tip ayrıntılara(!) ayıracak zamanları kalmıyor

Rekabetin artması sayesinde ürünle para kazanmanın imkansız olduğu anlaşıldıkca servislere verilecek onem artacaktır. Bir not daha, aslında en sağlam servis altyapısına sahip marka Arçeliktir. Ama kimin gozunle baktığın onemli.

wanadoo dedi ki...

evindeki bütün ürünler arçelik olan bir ailenin evladı olarak bundan sondaki yaşamımda arçelik'in hiçbir ürününü kendime almayacağım..müşteri memnuniyeti sıfır müşteriye önem verilmiyor yazık çok yazık..bizim de buzdolabı maceramız vardı ki evlere şenlik 17 günde buzdolabını getirememişlerdi halbuki fabrikaya gidip alsak en fazla 2 gün sürerdi diyelim...

wanadoo dedi ki...

ek olarak bu yazıları da ekleyebiliriz..
"kaç kişi arçelik markasını seviyor bilmiyorum ama hayatım boyunca bi türlü sevemedim bu markayı ve ismi hep itici geldi bana,eve yeni bi buzdolabı alalım dedik hay demez olaydık 2 haftadır buzdolabı gelmedi bide amiyane tabirle enayi gibi paranın tamamını verip aldık(zannediyorduk) , arçelik zonguldak gazipaşa şubesi müdürü diye geçinen fahri bey herkesin bi sabrı var bi sınırı var değil mi ...
15 gundur insan bi buzdolabını getirtemez mi yahu netten sipariş versem taş çatlasa 4 günde gelir"


bu yazıları vakti zamanında blog sitemde dile getirdim..
hayatı boyunca arçelik markalı ürünler kullanan bizim aile bu olaydan sonra artık bu kararından vazgeçmiş bulunmaktayız.yaşadığımız bu olaylar arçelik markasından soğutmaya yetti bile.ben zaten oldum olası sevmezdim arçelik markasını hep itici gelmişti..

saygılarımla

Mehmet Subaşı dedi ki...

Bu tarz yazıları yazarken aslında madalyonun iki yüzünü de düşünmekte fayda var. Hangi şirket müşteri sorunu yaşamıyor ki? En beğenilen Japon şirketleri veya burada adı geçen Siemens'de de eminim ki bu tarz sorunlar yaşıyordur. Bu problemleri ikiye ayırabiliriz, bir süreçsel problemler ve ikincisi de eğitim ve liderlik paralelinde olan süreçlerin uygulanabilmesi. Ben de hem süreçlerde hem de uygulamada Arçelik'in eksiklikleri olduğunu düşünüyorum. Ama kimde yok ki?
Ben hep bu tarz sorunlarda, bizim şirkette böyle birşey olsa süreçlerimiz ve çalışanlarımızın bu süreçler üzerindeki bilgileri yeterli mi diye düşünürüm. Ama bu konulara çok dikkat etsek de hiç bir zaman bu konuda hiç sorun yaşamayacağımıza emin olamam.
Önemli olan yüzdesel olarak müşteri memnuniyetini uzun soluklu olarak takip etmek ve gerekli sorunları önceden görebilip önlemleri alabilmek.

Serdar Öner dedi ki...

Merhaba Mehmet Bey,

Genel olarak söylediklerinize katılıyorum. Bütün şirketler, ürünleri ile ilgili problem yaşayabilirler. Şu anda Siemens'i problemsiz kullanmam birşeyi değiştirmiyor, bir problem yaşadığımda onların da tutumunun ne olacağını bilmiyorum. Cihazın bozulup bozulmaması ise bence sadece şans meselesi.

Ancak ortada bir gerçek var ki, Siemens, Arçelik sayesinde bir müşteri kazandı.

Arçelik gibi çok büyük markaların, müşteri süreçlerini kontrol almak için daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Kullandığım birçok Japon ürününde bu süreçlerin bilinçli ve sıkı şekilde kontrol altında tutulduğunu gördüm.

Reklam'a milyonlarca doları harcayabilen Arçelik gibi markaların, mevcut müşterilerinin sadakatine yönelik yeterli analiz ve yatırım yapmamaları, bunun için samimi çaba sarf etmemeleri bence bir tezat oluşturuyor.

Kullandığı ürünle ilgili her müşteri problem yaşayabilir ama müşteriler için önemli olanın, problemin ele alınış şekli olduğunu düşünüyorum.

Adsız dedi ki...

arçelik marka olarak kafalarda oluşturduğu iyi imaji artık kesinlikle hak etmiyor. satan satıyor, servisler kalitesizlik ürünü davranışlar içinde ve resmen yalan dolan düzenine itiliyorsunuz. buzdolabımın neredeyse 5 aydır bir kapısı garantiden değişecek diye bekliyorum. pazar günü kapınız çalıyor, teknisyen üç ay geçmiş halde kapıyı getiriyor, takarken kapının kullanılmış eski kapı olduğunu farkediyorsunuz ve pardon deyip alıp geri gidiyorlar ve bir daha ses seda yok. alo arçelik şikayet diye bir hattı arıyorsunuz, ilgileneceğiz efendim deyip, servislerden daha duyarsız bölge sevisine yönleniyorum, arıyorum, tamam kapı mutlaka değişecek diyorlar,servisi koruyorlar ve bu yakışıksız davranış servisin yanına kar kalıyor. Sanırım garanti bittikten sonra kapıyı getirip borcunuz şu kadar diyecekler. Ben aman yerli malı olsun üç kuruş fazla olsun diye düşünüp evimi arçelikle doldururken bu olaydan sonra ,bir daha asla bir arçelik ürününü kendi evime sokmayacağım ve yakınlarımın da almaması için elimden geleni yapacağım.

Adsız dedi ki...

elektroteknik serviste çalışan biri olarak şunu size söleyebilirimki bütün eletroteknik ürünler arıza yapar hiç bir firma yapmaz diye savunamaz bu biraz şans işide diyebilirim simens servisinde ve arçelki beko servisinde çalışmış biri olarak bunun sizin biraz aşnssızlığınız ve tüketici kurallarını tam olarak bilmediğinizi tahmin ediyorum inşallah bidaha sorun yaşamazsınız

banumamu dedi ki...

Şu teknik serviste çalışan anonim arkadaşa bir cevap olsun diye yazıyorum.
1. Arçelik'ten aldığım semaver sürekli bozuluyor. Kenarındaki parlak şerit önce soyulmaya, sonra da akıtmaya başlıyor. İşin kötüsü bu semaver bunu hep yapıyor. 3 ay önce gövdesi yine değişti ve yine soyulmaya ve akıtmaya başladı. Ben de servise yolladım. Elime gelen fişte sadece musluk değiştiği yazıyor halbuki bütün gövde yine değişmiş. Normalde tüketiciyi memnun eden bir davranş olmalı ama değişen gövdenin garantisi sıfırdan başlamıyor. 3 ay önce takmış oldukları gövdenin garantisi devam ediyor. Bu nedenle 1 yıl sonra bu parçanın garantisi haliyle bitmiş olacak ve ben tamiri peşinde koşturmak dışında bir de üstüne para ödemeye başlayacağım.
2. Yıllar evvel aldığım halı yıkama makinasının peşinde koşmaktan çoktan bıktım. Nasılsa değiştirdik dedikleri parçalar da bir iki kullanım sonra aynı sorunları çıkarıyor.
3. Almış olduğum şarjlı el süpürgesi çoktan çöpe gitti. Ağız tadıyla 2 kere kullanamadım.
+. Ütüyü de 2 yıl içinde şarjlı el süpürgesinin yanına gönderdim. Muhtemelen ikisi şimdi bir olmuş ne kadar şansızız diye Serdar bey'in makinasıyla ağlaşıp duruyorlardır.
5. Babamın ısrarıyla 3 yıl önce aldığım buzdolabının kapak tarafındaki lastik bozuldu bile ama servisi çağırtıp tamir etmeye tenezzül etmiyorum. Ne de olsa yukarıdaki beyefendinin durumuna düşmeye cesaret edemiyorum. Henüz büyük bir sorun çıkarmadı gariban ama kapak lastiği de görevini adam gibi yapmadığı için içindeki yiyeceklerin ömrü belli.
6. Neyseki termosifon iyi çıktı. Satın aldıktan sonra sadece birkaç ay içinde kazanı delindi ve değişti. Neden mi iyi çıktı diyorum. Değişen termosifon hala dayanıyor, herhalde 2 yıl olmuştur. Gözlerimi yaşarttı doğrusu. gerçi kazan değiştikten sonra apartmanca boru ötme sesinden kurtulmak için servisin birkaç kere gelip gitmesi gerekti ve bize en sonunda önerilen hidrofor etkisini azaltarak sese engel olunabileceğiydi. Bir süre sızıntı suyla banyo yaptıktan sonra sağolsun emektar tesisatçı durumu ek bir parça ile düzeltti.
7. Bir de klimaları var. 2005 yılında uzaktan kumandası bozulunca servisin kumanda içini açmamız yasak diye geri gönderdiği ve 80 YTL'ye yeni kumandasını satmayı teklif ettiği klima. garibanım hala salonda asılı duruyor. Kumandası mı bir tamirci hayrına 5 dakikada tamir etti ve parasını da almadı. Yine bozulursa oraya götüreceğim. 2007 yılında herhalde kumandaları olmuştur 100 YTL civarı.
8. Arçelik telvizyon çöpte dinleniyor.
Bu arada allahıma bin şükür zamanında akıllılık etmişim ve mikrodalga fırını arçelik almamışım. Çıkarabileceği sorunları düşünmek bile istemiyorum. Çamaşır makinası da arçelikti ama 20 yıl önce de arçelik arçelikti. yeniden alırken hiçbir güç arçelik almamı sağlayamadı.Bu arada nedense diğer aldığım markalar bir kere bile tamir görmedi. Yabancı markaların bir kere bile bozulmadığı dönemde arçelik bir alay tamir görüp çöpü boyluyor. Neyse ki 75 yaşındaki babam bile artık kabullenmiş durumda arçelikse tamir ettirme kızım çöpe atalım diyor.

Adsız dedi ki...

düşünüyordum acaba aldığım arçelik marka ürünlerden sadece ben mi memnun değilim diye ancak 2 saattir nette arçelik ürünleri ile ilgili yapılmış yorumları okuyunca anladım ki;isme aldanıp arçelik ürünü alan kim varsa bıkmış artık servis çilesi çekmekten.Ben de aynı şeyi düşünüyorum.Bir daha arçelik mi? ASLAAAAA....!

Adsız dedi ki...

Ben de çok benzer sorunları Bosch'la yaşadım. Arçelik bu konuda yalnız değil. Kazıgı ithalden yemektense kendi markamdan yemeği yeğlerim. Benim işçimin, benim sermayemin cebine girsin para, en kötü ihtimalle bile..

Adsız dedi ki...

benim evimdeki elektironik cihazların tamamı arçelik bu güne kadarda bir puroplem yaşamamıştım taki geçen güne kadar bilgisayarım arzalanıncayakadar servisi aradım modemde puroplem oldugunu alıp afşine getirmemi soylediler götürdüm on gün bekledikten sonra müşteri hizmetlerini aradım ve sorunun giderilmesini istedim bir saat sonra serviste aradılar ve sen bizi şikayet etmişsin diye bi güzel azarladılar ve modemin yenisiyle degiştirdiler ama bilgisayarım yine çalışmıyordu çünkü modemle bilgisayarımın enternet kartıda yanmıştı yirmi sekiz gün sonra aradılar ve yanan parçanın geldigini bilgisayarımı getirmemi süylediler götürdügümde ise oradaki eleman arızayı bitürlü ğideremedi ve beni başka bir tamirciye götürdüler oradaki arkadaş parçayı taktı ama remi uymuyordu ya yine aylarca bekleyecektim yada paramla uyan rem alacaktım servisle ugraşmaktan bıktıgım için parayla yaptırdım tövbe olsun birdaha arçelik ürün almam

şeyma_armağan dedi ki...

Merhaba

aslında burası arçelik şikayetler bölümü gibi birşey olmuş sanki:) ama böyle şeyleri çok duyuyorum çünkü arçelikte çalışıyorum ve benden alan önce bana geliyor senden aldım sen yaptır diyor.

aslında iyi bi fikirmi bilmiyorum ama ben şöyle düşünüyorum ki; arçeliğin adı SERVİSinden dolayı karalanıyo bence...


arçelikte çalışmadan önce (-ki evimizdeki herşey arçelikken)
çamaşır makinemiz aynı problemi 3 yılda 3 kez çıkarttı servis herzamanki gibi bir çözüm bulamadı 444lü hattını aradım garantisinin bitmesine de 3-4 gün var 1 hafta içinde geldiler ve yenisiyle değiştirdiler.
bence şans işi bunlar diyorum ya arçelik iyi bi marka onu kullanmak istemeyenler kadar kullanmak isteyenlerde var çok duyuyorum falanca marka böyle oldu şöyle oldu diye sonuçta her markanın bozulma payı arçelik kadar yüksek çünkü ben şöyle diyorum allah yapısı değil kul yapısı arçelik ve diğer markalar kaybediyosa servisinden kaybediyo başkada halledilemeyecek bişeyi yok aslında. servis problemi çözülürse ben inanıyorumki arçelik kaybettiği müşterilerine kavuşabilir.

ben hala kullandığımız arçeliklerden çok memnunum. ama şu semaver olayına girmeden yapamıycam arçelik küçük ev aletlerinin neredeyse tamamı çine açılan arçelik fabrikasından geliyor ve ben fazla kaliteli olduğunu düşünmüyorum arçeliğin tek en iyi yaptığı(küçük ev aletlerinde hiç şikayet almadığım ve şirketteki tüm kızlarda da bulunan) K-5127 saç düzleştiricisi tek kelimeyle muhteşem...
semaverlerde de gövde problemini çok yaşıyoruz ve malum çeşmesi ama servise verdiklerimiz tamir olanlar bidaha bozuk diye geri gelmedi henüz. siz bayağı şanssızmışsınız bence :)

üzülmeyin makul bi fiyata yenisini verelim :))

henüz garantisi dolmadıysa 444 0 888 i arayın ama onlar nederse desin siz onlardan daha iyi bastırın emin olun bi sonuç çıkacaktır. :)

saygılar arçelik'i tekrar denemeniz dileğiyle...

NASRETTİN ÜVET dedi ki...

ARÇELİK Mİ? LANET OLSUN BÖYLE FİRMAYA BİZİM BUZDALABININ KAPAĞI YAKLAŞIK 20 GÜNDÜR KIRIK BİR ŞEKİLDE VE KULLANIM DIŞI ARÇELİK SERVİSİNE BAŞVURALI 19 GÜN OLUYOR ADAMLARIN HER ZAMAN SÖYLEDİKLERİ LAF FABRİKAYA SİPARİŞ VERDİK KAPAK 4 GÜN İÇİNDE ELİNİZDE OLUR DENİLDİ?
AMA NE MÜMKÜN GEÇENLERDE ADAMLAR BİR KAPAK GETİRDİ KAPAK BAŞKA BİR DOLAPTAN SÖKÜLMÜŞ KULLANILMIŞ KAPAĞI BİRDE GÜZELCE AMBALAJLAYIP KUTUYA KOYMUŞLAR EVE GELDİ KAPAĞI Bİ ÇIKARDILAR KAPAK ESKİ TEKRAR GERİ GİTTİ BİZ SİZE YENİSİNİ EN KISA SÜREDE GÖNDERECEĞİZ DENDİ. 6 GÜN OLDU KAPAK HALA GELMEDİ BEN BÖYLE SORUMSUZ BİR FİRMA GÖRMEDİM. BÖYLE GİDERSE HUKUKİ İŞLEMLERE BAŞVURACAĞIM BENİ BU GİBİ GİRİŞİMLERDE DESTEKLEMENİZİ RİCA EDERİM. NASRETTİN ÜVET

dogan dedi ki...

Bir hikayede ben anlatayım.Bizim bulaşık makinası altına su akıtmaya başladı.Bu ne iştir diye açıp içini incelediğinde makinanın içi korozyona uğramış ve bu korozyona bağlı olarakda toplu iğne ucu büyüklüğünde yaklaşık 10 tane delik oluştuğunu gördüm. servisi çağırdık gelen arkadaşlar gayet rahat ve herzaman karşılstıklar bir problem rahatlığında "evet delinmiş olabiliyor böyle sorunlar 300-400 ytl karşılığında kazanın değişmesi gerekir" şeklinde konuştuklarında benim kafam tavana değdi.Bu çamaşır makinası kazanları paslanmaz çelikten yapılmaz mıve kaç mm kalınlığında yapılır. yoksa bu makinaya suyun değmemesi mi gerekirde biz yanlış mı kullandık.Okuduklarım ve yaşadıklarım aklıma şu cümleyi getirdi "burası TÜRKİYE"

Adsız dedi ki...

bende bir arçelik servis çalışanıyım burada her kez yaşamış olduğu olumsuzlukları ve sorunları yazmış paylaşımlarınız için önce teşekkür ederim.gelelim sorunlara.bizim insanlarımızn kesinlikle ama kesinlikle okuma alışkanlıkları yok birinci arıza nedeni insanlarımızın ne kullandıklarını bilmemeleri ve öğrenmeye çalışmamaları.ben servis teknisyeni ve 3 eğitim birinciliği almış ve üstün başarı belgesine layık görülmüş 14 yılını arçelik servisçiliğine vermiş birisiyim.diyosunuz ki servis çalışanları 1 2 hafatalık elemanlar diye. yanlış arkadaşım yok böyle birşey. bizler meslek lisesi mezunu olmadan serviste çalışamıyoruz.bu birincisi. gelelim ikincisine ben serviste iken sağ kolumdan mağara içerisinde terörist tarafından bıçaklandım ne için , kim için sizlere hizmet için ama görüyorum ki ben emek bu kadar kolay siline biliyor. insanlar sanki gökten zembille inmiş yada ne biliyim ben çok insan üstü bir varlıkmış gibi tepeden aşağı bakıp sonra muamele çeşidini seçiyorlar. bizleri resmen aldıkları mallarla beraber satın alıyorlar. ben burada dert yanmıyorum ama sizlerde artık görün bişeyleri. kalitesiz dediğiniz beğenmediğiniz ürünleri acaba kaçınız kullanım amçlarının müsade şartlarına uygun kullanıyorsunuz. avrupada insanlar bulaşık makinalarını sadece ve sadece bulşıkları elde yıkadıktan sonra hijyenik bir kurutma makinası olarak kullanıyorlar. çamaşır makinalarıda sadece iyi bir sıkma işlemi için tasaranmış makinalar olarak raabet görüyor. bizim hanımlarımız ise tenezzül edipte bir tabağın kirini dahi akıtmıyorlar. bu makina şayma hanımın dediği gibi ALLAH yapısı değil kul yapısı bunlar illaki arıza verir bir de şu var beyler bunu bayanlar ne kadar inkar etselerde benim 14 yıllık tecrübeme dayanarak söylüyorum...
arızaların çoğu kadınların 5 çayı adı altında bir araya gelmesiyle oluşuyor. siz erkekler evde yoksunuz.siz sadece eşlerinizden makina yine bozuldu lafını duyarsınız ama demezsiniz ki sen ne yaptında bozuldu.
bir komşu çay içerken başlar AY BUGÜN BEN ÇOK YORGUNUM FİLAN DİĞERİ LAFA GİRER NE OLDU KOMŞU AY SORMA YAA ELİMDE YORGANLARI YIKADIM ÇOK YORULDUM ELİM AYAĞIM TUTMAZ OLDU DİĞERİ LAFA ATLAR HEMEN AY MAKİNA NE İŞE YARIYOR CANIM BEN HEP YIKIYORUM BİŞİCİKLER OLMUYOR. BU LAFIN ÜZERİNE YORGAN MAKİNAYA GİRER VE O MAKİNADAN BİR DAHA HAYIR GELMEZ YADA EŞİNİZİ KORKUTUYOSUNUZDUR ODA MAKİNANIN CANI ÇIKANA KADAR SİZE BİŞİ DEMEZ HATAYI ÖNCE KENDİMİZ DE ARAYALAIM SONRA ÜRÜNE YADA MÜHENDİSLERE HATA BULURUZ.BİALEER ZATEN ÜRÜN PİYASAYA ÇIKMADAN FABRİKADA TEŞHİR SIRASINDA YAKLAŞIK 30 KADAR MÜHENDİS SANKİ O ÜRÜN BİR HATALAR BULMACASIYMIŞ GİBİ DAVRANIP NEREDE NE ZAMAN HATA VERCEĞİNİ ARAŞTIRIR VE BİZE TERS GELEN SİZLERE SORUN YAŞATACAK NOKTALARI BAYİİLERE GELMEDEN YOK EDERİZ BU KONUDA HİÇ AMA HİÇ CANINIZI SIKMAYIN. BELKİ SATIRLARIM SİZLERE TERS GELEBİLİR AMA BİZLER DE İNSANIZ VATANDAŞ TELEFON AÇIYOR GECE KAÇ OLURSA OLSUN GELECEKSİN DİYE EMİR VERİYOR MESAİ BİTİNCE BİR BANKADA GİŞEYE İŞLEM YAPTIRABİLİYORMUSUNUZ HAYIR YADA BİE DEVLET MEMURUNA BİR İŞİNİZ YAPTIRABİLİRMİSİNİZ HAYIR ÇÜNKÜ ONLAR KIRAVATLI VE İNSAN BİZLER SANKİ BİR AİLE HAYATI OLMYAN BİRİLERİYİZ BEN 4 YILDIR EVLİYİM VE 2,5 YAŞINDA KIZIM VAR TOPLASANIZ ON DEFA ALIPTA KUCAĞIMA SEVEMEMİŞİMDİR VE BEN BİR BABAYIM. EVLADIM SEVGİSİZ BÜYÜRKEN NE SİZİN KİTAPLARINI OKUMADIĞINIZ İÇİN BOZULAN MAKİNALARINIZ NEDE ARTIK DEĞİŞİKLİK OLSUN DİYE ZARAR VERMEK MAKSADIYLA MAKİNALARINIZI BOZAN AİLE BİREYLERİZ BENİM KIZIMIN BABA SEVGİSİ AÇLIĞINI YATIŞIRABİLİR. BANA ANLTILANLARIN ÇOĞU EVDE YAŞANANLARDAN HABERSİZ EŞLERİN DOLDURUŞUYLA YAZILAN YAZILAR OLARAK GELİYOR. PİSİKİYATRİ MEZUNUYUM İNSANLARIN GÖZÜNE BAKINCA ON DAKİKA SONRAKİ DÜŞÜNCELERİNİ ŞİMDİDEN OKURUM. ONUN İÇİN BEN İNSANLARI EŞLERİNDEN DAHA İYİ OKUYABİLİRİM BUNA HİÇ ŞÜPHENİZ OLMASIN DAHA YAZACAK ÇOK ŞEY VAR AMA NEYSE SİZDEN TEK RİCAM OKUYUN ŞU KİTAPLARI(GARNTİ KİTAPÇIKLARINI)....

onur öner dedi ki...

neye ne kadar efor ayırmamız gerektiğini bilmiyorum.

milyon liralık reklam yapıyoruz. müşteri temsilcisinin eğitimini umursamıyoruz.

satışa yükleniyoruz, arge yapmıyoruz.

organizasyona önem veriyoruz bilişimi umursamıyoruz.

mağaza konseptlerine binlerce lira veriyoruz, web sitesini 150 dolara yaptırıyoruz.

dengeyi bir türlü tutturamıyoruz....

Adsız dedi ki...

daha bir sene olmadı arçelik orbital çamaşır makinesi aldım. aldığımdan beri yıkamıyor makine. yani hep lekeli çıkıyor çamaşırlarç önceleri uyanamadım. çocukların kiridir diye düşündüm. ancak artık eminim ki makinenin bir yerinden yağımsı bişe akıyor ve çamaşırlarıma bulaşıyor ve asla çıkmıyor. dünya kadar giysim ziyan oldu. servis çağırdık önce deterjana bahane bulundu. sonra geldiler tamburu bozuk dediler. istanbuldan tambur geldi güya ve değişti. tam olmuştur dedim beyazları bir doldurdum. hepsi battı yine leke içinde. lanet olsun arçelik markasına da üretene de... bu işi bırakmayacağım. tükodere başvurdum ve sonuna kadar mücadelemi sürdüreceğim. 1.600 ytl değerindeki makineden yağ sızıyor. böyle bişe nasıl olabiliyor çok komik. lanet marka arçelikte olur ama değil mi. asla ve asla evime arçelik ürünü giremez bir daha. Serpil ekmekcioğlu datça muğla

Adsız dedi ki...

yaa bekoooooo...! hepsi aynı bu koç ??? koçum benim sayemizde soguslesin bakalım.... ooo...
koçç

Zeynep ışık dedi ki...

Biz arçelik ürünlerine senelerdir hep güvenmişizdir.Tıpkı çocukların annelerine güvendiği gibi.Bir anne ASLA evladına bilerek zarar vermez yanlızca kendi bildiği doğruları çocuklarına öğretmeye çalışır güzellikle veya zorla.. çocuklarının hep iyi olmalarını onlara herşeyin en iyisini en güzelini vermeye çalışır.Sonuçta anne de bir insandır hata ,yanlışlık yapabilir.Anneler nasılki çocuklarını affeder, çocuklarda annelerine kızamaz.ÇÜNKÜ İNSAN ANNESİNE KIZAMAZ.Arçelik de bir anne misali herşeyi insanların iyiliği için onların daha rahat etmeleri için uğraşır birşeyler üretir yenilikler yapar ve onu çocuklarına yani bizlerin daha iyi bir yaşam sürmemiz için bizlere ürünlerini tanıtır ve satar. İnsanları kandırıp paralarını almaz şikayetlerine çareler arar, gerekli görürse ürünü yenisi ile değiştirir.Tıpkı annenin çocuklarını koruması gibi ARÇELİK de müşterilerini korumak amacıyla çağrı merkezinde müşteri şikayetlerini dinler ve çareler arar.Şikayetler gerekli yerlere giderse çareler bulunur, tüketici memnun edilir.Çocuğun anneden yana şikayeti var ise abiye gider, abi yardım edemezse babadan yardım istenir babada yardım edemezse iş karakolda biter.KİM ANNESİNİ KARAKOLA ŞİKAYET EDERKİ,BİZDE ARÇELİĞİ ŞİKAYET EDELİM.Biz tüketiciler aldığımız bir ürünün arızalı olması halinde ARÇELİK çağrı merkezine şikayetlerimizi yaparız,gereken servis HEMEN yapılır.Bu çok güzel birşey,yanlız arıza hep devam ederse ne olur?Ürün yenisiyle değiştirilir. BENİM ŞİKAYETİM ŞÖYLE BUZDOLABI VE ÇAMAŞIR MAKİNASI 4950 sjs 29.12.2007 TARİHİNDE ALDIM.EMİRGAN SERVİSİNDEN GELDİLER ŞİKAYETİM RENKLİ ÇAMAŞIRLARDA SABUNLU LEKELİ BIRAKIYOR VE ÇAMAŞIRLARIMIN HEPSİNDE TÜYLENME OLDU.SERVİS SABUNU AZ KOYMAM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER SIRASIYLA 1. SABUNU AZ KULLANIN 2.MAKİNAYI ÇOK DOLDURMAYIN 3.SU SEVİYESİNİ ÇOĞALTTI OMO MATİK YUMOŞ YUMUŞATICI KULLANIYORUM AZ SABUN YETERLİ MİKTARDA ÇAMAŞIR KOYUP YIKADIM YİNE AYNI SONUNDA 3 PARÇA ÇAMAŞIR KOYDUM YİNE SABUN LEKELERİ SERVİS ARIZASI YOK DEDİ peki neden sabunlu kalıyor 3 parçayıda yıkayamazmı deyince normalde yıkaması gerekir dedi arıza yok renkli çamaşırlar sabunlu kalıyor olmaması gerekiyor yenisiyle değiştirilsin deyince değiştirilmesi için gerekeni yaparım dedi FAKAT ARÇELİK İSTİNYE SERVİSİ GÖNDERDİ SERVİS MAKİNAYI GÖTÜRDÜ ARIZASI YOK DEDİ BENİM ÇAMAŞIRLARIMI YIKAYIN DEDİM SERVİS ÇAMAŞIRLARIMI ALDI YIKADI BENDE GÖRMEK İÇİN SERVİSE GİTTİM ÇAMAŞIRLARIM MAFOLMUŞTU ÇAMAŞIRLARIMI MERKEZE FABRİKAYA GÖNDERİLİP ORADA İNCELENMESİNİ NEDEN BU HALE GELDİĞİNİ BANA AÇIKLAMALARINI İSTEDİM HENÜZ CEVAP GELMEDİ.CEVABINI BEKLİYORUM İNŞALLAH ÇAMAŞIRLARIN SIRRINI ÖĞRENİP BENİM ÇAMAŞIR MAKİNAMI YENİSİYLE DEĞİŞTİRİRLER. ARÇELİĞE GÜVENİYORUM...ANNEME GÜVENDİĞİM GİBİ...GÜVENİYORUM İNANIYORUM..TEŞEKKÜRLER...

Adsız dedi ki...

yazdıklarınıza çok ama çok akyılıyorum yazın ortasında buzdolabı bozuldu servise haber verdik hemde daha yenı almıştık.fabrika hatasından kaynaklandığını söylediler.bir parça lazımmış onu bekliyoruz dediler. 1 ay oldu parça hala gelmedi. regal reklamlardakı söz gıbı 3 kuruşluk şeylere 5 kuruş vermeye bayılıyouz.

Adsız dedi ki...

Aslında yok Arçelikten bir farkımız. Olimpiyatlarda bir başarı yok, ne futbolda ne basketbolda. Ne bilimde Ne üretimde. Biz böyle yapıldık. Alman malı çok iyidir. Türk malı çok kötüdür. Kötü dediğiniz arçelik 7.5 milyon tane ürün üretir ve %50.6 sını ihraç eder. Türkler hariç diğer herkes bir şekilde para verdiğine göre az da olsa bu markaya güvenir. Arçelikte akşam vardiyasında çalışan engelli vatandaşları gidin bir yemekhanede görün. Bu adamlar Siemens de LG de Samsungda çalışmıyorlar. Bu adamlar orada çalışmasa burada blogda yazan kaç kişi onlara bir yemek verirdi. Siz bence 500 YTL lik makineyi bırakın da biraz da onun arkasına bakın. Arabama gaz taktıracaktım internette bir italyan marka sevdası. Gittim Türk malı voltran taktırdım çok da memnunum. internette aratın yorumları okuyun hayatta taktırmazsınız. ama birileri buna cesaret etmeli yoksa 50 milyarlık dış açık sürekli kriz bitmez bu ülkede. ama kim suçlu ? Arçelik, gelmiş geçmiş hükümetler, Servis, Voltran, hakem, Avrupa birliği, bazen amerika ama her zaman başkası...

Hilmi dedi ki...

ARÇELİK S 6680 elektrik süpürgenin yedek parçaları servisten aldığım halde çok dandik aynı yan sanayi mallar gibi... Ayrıca 4472 pıp tv var zamanında 1500 ytl ye aldım (2001 yılında) ve hiç memnun değilim bir daha almam ve kimseye tavsiye etmem..

nuray erdınc dedi ki...

ben kendımı bıldım bılelı evımızde arcelık vardı su an 36 yasındayım ve antalyada yasıyorum ama bundan 2 sene once br elektrık supurgesı aldım arcelık tabıı ama ıkı sene boyunca devamlı yanı ıkı sene ıcınde toplam 6 sefer tamıre gıttıgı halde ısrarla degıstırılmedı ustelık yapım hatası oldugunu kendılerının soylemesıne ragmen ama en son dedım artık bırdaha arcelıkmı asla dedım
ama bana oyle br supurge gonderıldıkı butun herseyı unutturdu mukemmel bır sey ve ben su an ck mutluyum tesekkkrler arcelık ben nuray erdınc

Adsız dedi ki...

serdar bey sizin işiniz yok galiba

murat dedi ki...

Buradan Arçeliği kötüleyen bütün yorumculara sesleniyorum.Sizin o kötülediğiniz Arçelik tamamen yerli sermaye olup Türkiyedeki 6 fabrikası ve sayısız yan sanayisi ile binlerce insanımıza ekmek veriyor vede şu anda dünyanın en iyi 10 markası içinde.Ben 29 yaşındayım ve evde benden büyük hala çalışan bir buzdolabı var.Sizleri birazcık duyarlılığa ve milliyetçiliğe davet ediyorum....

Adsız dedi ki...

arçelikmi bir daha asla bütün yazılan şikayetlerin hepsini yaşadım arçelik servis arıyosun öyle kibarca sizi oyalıyorlarki küfür eder gibi aylar oldu hala sorunum devam ediyor ve aldığım ilk günden itibaren çamaşır yıkarken evi su basıyo ama hatayı bana yıkmaya çalışıyorlar ilk defa makine kullanmıyorum kimse aptal değil deterjanıma bile kusur buldular ama asla makinada kusur yok

Adsız dedi ki...

merhaba arkadaşlar bende bundan 2 yıl kadar önce arçelikten çaycı satın aldm aldıktan 2 ay sonra arızalandı bende alıp servisine götürdüm bana verdikleri yanıt suyla çok temas etmiş bidaha arçelikten asla bisey almam

Seda Gedik dedi ki...

Seda Gedik
Burada olumlu şeyler yazan bir iki arkadaş gerçekten çok garipsiniz. Yok anne şefkati gibiymiş arçelik şefkati falan, saçma sapan. :))

Arkadaşlar, çamaşır makinesi ilk aldığım günden beri çamaşırlarımda iğrenç bir koku bırakıyor. Böyle nem, gaz karışımı, tarifini koyamadığım birşey. En iyi deterjanı kullanıyorum, gelsin yumoşlar, gitsin verneller, omo lar vs.. Ama sanki ben deterjan hiç koymuyormuşum gibi yıkanan çamaşırlarda bir gram deterjan kokusu yok. Aksine pis bir koku var. 1 ay boyunca 3 kez servis geldi. Bir de bu deterjanı kullan, olmadı ilave su aldır makineye, olmadı kireç ölçümü. Ama sorunun çözümü yok. En son gelen mühendis, ben yenisini getirsem de aynı sorun tekrar olur, dedi. Yani benim aldığım seride problem varmış. Bunu açıkça ifade etti. O halde diyorum ki, tamir edin, olmuyorsa değiştirin, o da olmuyorsa paramı iade edin. Kabul edilmedi. Halen kullanmak zorundayım makineyi. Kusurlarını biliyorlar ama çözüme yönelik bir girişim yok. Öyle bir duruma geldi ki şuan, artık çamaşır makinesine ne olursa olsun garantisi devam ettiği halde servis kayıt açmıyor. Bu konu kapatıldı diyorlar. Nefret ettim arçelik markasından.

Arçelik anne şefkatine benzer diyen komik arkadaş, başına bu yaşananlardan biri gelir de maymun gibi oynatırlarsa seni, burada konuşuruz yine.

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.