Pazartesi, Ocak 30, 2006

SMS ile Promosyon Kampanyaları

Tüketicilere promosyon amaçlı hediye dağıtımı eskiden beri mevcut. Ama son senelerde, artık bu konu promosyonu aşmış ve ticaret haline getirilmiş durumda. Günümüzde hızlı tüketilen ürünler ile ilgili gerçekleştirilen promosyon kampanyalarının çoğunluğu, tüketicinin SMS ile katılımını gerektiriyor. Bu konu üzerinde biraz düşününce ve hesap yapınca, ortaya çıkan tablo insanı rahatsız ediyor. Tipik bir kampanyada, tüketici 2 veya 3 adet SMS mesajı bedeli ile bu kampanyaya katılıyor. Kampanya dahilinde dağıtılan promosyon ürününün bir otomobil olduğunu, ve kampanyaya 1 milyon kişinin katıldığını düşünelim. Tanesi 15YKrş'den, 300.000 veya 450.000 YTL gelir anlamına gelmekte bu kampanya. Otomobilin yanında bir çok ufak tefek hediyenin de verildiğini düşünsek, kampanyanın maliyetinin 100.000 YTL'den daha fazla olmayacağını düşünmek yanlış olmaz. Maliyeti düşünce, elimizde kalan para 200 veya 350 bin YTL civarında oluyor. Peki bu para nereye gidiyor, tabii ki GSM operatörü ve kampanyayı yapan şirket arasında bölüşülüyor.

En karlı iş!
Bu şekilde düşününce, üreticilerin bu kadar fazla promosyon kampanyası yapmalarının nedeni ortaya çıkıyor. Eskiden bir maliyet ve yatırım olarak görülen promosyon çalışmaları, şimdi bir piyango veya ticari aktiviteye dönüşmüş durumda. Özellikle de, genç ve çocukların normalde sahip olma ihtimali düşük bir promosyon ürününün (BMW otomobil v.b.) bu kampanyalarda kullanılması boşuna değil tabi. Bu bence zaafını çok iyi bildiğiniz (sözde) müşteri kitlenizin cebinden parayı almanın çok güzel bir yolu. Çocuklar ve gençler biz farkında olmasak bile, ceplerindeki sınırlı parayı, SMS kontörlerine böylece harcamış oluyorlar. Hadi bu işten promosyonu yapan şirketin hiç karı olmuyor diyelim, karlı çıkan kim oluyor sizce o zaman? Bulmak çok da zor değil.

Bu arada, çoğu durumda, kazanılan ürünün vergilerini ödemenin de, ürünü kazanana yüklendiğini söylemeye gerek yok herhalde :-)

Tag: , , ,

5 yorum:

Just de it dedi ki...

Gsm operatörleri, cep telefonu kullanıcılarının mobil bankalarıdır. Bu bankaların mevcut para birimlerine; bankacılık bilmek zorunda olmayan bir çok kişi bile kolayca sahip olmaktır. Hatta olmak zorundadır. Doğal olarak da bu durumu iyi değerlendiren hortumcular da kendini belli ettirmeden, al canım ver canıma devam etmelidirler. Sonucunda ya hortumcu damgası yerler, ya da kurtarıcı! Ama bankalar hala eski bankadır. Hala bedava kontörler saçan, hayatımızın mobil bankası!

oehbowebn2o dedi ki...

Promosyonlarda SMS kullanılması eskisi kampanyalardan daha kolay olduğu için katılım daha yüksek oluyor.eskiden içecek kapaklarını, margarin kulakçıklarını kesmenize gerek kalmıyor. Sadece ürün üzerindeki kodu giriyorsunuz ve yolluyorsunuz. '2kontörden birşey olmaz'diye düşünülüyor.Hele bir de verieln hediyenin cazip oluşu ve de ya bana çıkarsa umudu insanları teşvik ediyor.Size katımamak mümkün değil...

Ancak bu bir kumar aslında...Siz para koyuyorsunuz ve olasılıklar var.Etik açıdan rahatsızlık verici...

ReF dedi ki...

Merhaba...

Öncelikle Serdar beye bu güzel yazı için teşekkür ederim. Mobil pazarlama, yeni mecra'da oldukça tutulan bir yöntem. Tabiki bazı tutundurma faaliyetleri de (örneği çekiliş yada kuponla verilen promosyonlar) mobil pazarlamanın içine dahil.

Sizlere M.pazarlama kurguları hakkında bir kaç bilgi vermek isterim. Çünkü durum tamda sizin zannettiğiniz gibi değil. Zaten olmasıda etik değil.

Bir mobil kampanya esnasından genel olarak 3 ana firmadan bahsedebiliriz. Bunlar GSM operatörü, M.pazarlama ajansı ve kampanyayı gerçekleştiren marka...

Bu kampanyalar esnasında sizin harcadığınız kontörler yada SMS'ler asla ANA MARKANIN cebine gitmez. Yani durum (genelin zannettiği gibi) markaların bir havuza para toplattırıp, bir kısmını kazanan müşteriye, kalanınıda kendine aldığı gibi değildir.

Bu müşterinin verilen hediyeye yada promosyona ulaştırıldığı için alınan bir ücrettir. marka ile alakası yoktur. ben bu olayı kabaca tarif etmek gerekirse, örneğin migros'ta dağıtılan hediyelerin, ben oraya gitmeden bana ödemeye razı olduğum ücret karşılığında getirilmesi gibi düşünüyorum...

Yapılan yöntem yani M.marketing iyi kurgulandığı takdirde en başarılı pazarlama ve CRM data toplama yollarından biridir... Çünkü kitlesel değil, kişiseldir.

Konuyla ilgili bir başka yazıyı sitemde bulabilirsiniz.
http://www.mobilasyon.com/blog/_archives/2006/1/12/1659508.html

Teşekkür ederim
refik
www.mobilasyon.com

Alper Akcan dedi ki...

Mobil Pazarlama konusunda ön yargılarınızı çok doğru olmadığını belirtmek zorundayım. Hem yaptığınız matematik hesabı, hem tüm dünyada genel geçer iş modeli, hem de markaların ve operatörlerin konuya yaklaşımı bu şekilde değil.

Sırasıyla yanlışlıkları düzeltmek gerekirse; mobil pazarlama kampanyalarında premium fiyatlı SMS kullanılmaz, yani her SMS 1 SMS fiyatı ile fiyatlanır. Dönüş SMS'lerinin (katılımın gerçekleştiğine dair onay SMS'i) gönderilmesi ise Tüketici Kanunları gereği mecburidir. Bu SMS'leri çoğu durumda marka öder. Yani kampanyaya katılmak çoğu durumda 15 kuruş, nadir de olsa 30 kuruştur. Bunun %52'sinin vergi olduğunu hatırlatırım (KVD, ÖİV, Bakanlık payı vs). 1 milyon katılım, mobil pazarlama katılımlarının çok çok üzerinde, iyimserden de öte bir beklenti. PK kampanyalarında katılımların binli rakamlar olduğunu düşünürseniz, bunun üzerine 100 kat artırsanız bile, milyona ulaşılamıyor. Dolayısıyla gelir, bahsettiğiniz rakamlara ulaşamıyor. Ayrıca hiç bir operatör, hiç bir müşteri ile SMS geliri paylaşmaz. Bu SMS'lerin maliyetleri de var günün sonunda.

Mobil pazarlama kampanyalarının tüketicilere getirdikleri faydaya bakarsanız, Posta Kutusu modeli ile olan kampanyalarda, posta ücreti 1 YTL, üstelik çoğu kampanya için iadeli taahütlü posta gerekitğinde 2.5 YTL ücret söz konusu. Yani mobil pazarlamada ödediğinin 5-10 katı. Postahaneye gitmek de cabası.

Markalar açısından bakacak olursanız, katılım çok daha yüksek ve müşterisi ile interaktif bir ilişki içine geçmiş olmanın ötesinde; lojistik açıdan çok büyük faydalar var. Hızla kampanyalar devreye alabiliyorlar ve mektup saklama dertleri yok. (PK kampanyalarında gelen katılım mektupları 10 yıl süre ile saklanmak zorunda). Çekilişler ekektronik ortamda yapılabiliyor. Tükericileri hakkında daha detaylı kullanım bilgileri elde edebiliyorlar: örneğin bir kola markası kampanya yaptığında, katılım yoğumluğunu real time göredüğü için ürününü hangi saatler arasında en çok tüketildiği de öğrenebiliyor. Üstekil büyük ödül yanında küçük hediye de veriyorsa, kontör vermesi durumunda hiç bir lojistik sorunu yok, yani anında havadan hediyesini üretebiliyor.

Mobile Marketing Association (MMA), bu işin kurallarını tanımlayan bir organiazsyon. Türkiye'de de Code of Conduct hazırlanmış durumdadır. Yani hiç geri değil bizim ajanslarımızda. Hatta yılın en başarılı kampanya ödülünü geçen ay bir Türk şirketi Aerodeon Turkey (www.aerodeonturkey.com) aldı.

Umarım geleceğin mecrası mobilin faydalarının çok fazla olduğuna ikna olursunuz.

oehbowebn2o dedi ki...

Serdar Öner,
Bir haftadır yazı yazmıyorsunuz. Bunda yeni dünyaya gelen bebeğinizin rolü olabilir mi :)
Artık bizleri fazla bekletmeyin lütfen..Çok şiddetle yazılarınızı bekliyoruz.
Kolay gelsin....

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.