Çarşamba, Mart 15, 2006

Büyük Marketlerin Kaybolan Cazibesi

Artık çok büyük süpermarketlerde alışveriş yapmayı pek istemiyorum. Özellikle günlük alışveriş için bu tip marketleri tercih etmek, sanki kendi kendine eziyet haline gelmeye başladı. Birkaç kutu süt, biraz yumurta, meyva suyu, biraz da sebze almak için girdiğiniz marketten en iyi ihtimalle yarım saatte çıkabiliyorsunuz, muhtemelen de bu 1 saati buluyor. Halbuki benzer bir alışveriş, küçük bir markette veya bakkalınızda 10-15 dakikadan uzun sürmüyor.

Ama, çok küçük bakkallarda da, genellikle fiyat, ürün çeşidi ve tazelikle ilgili problemler olabiliyor. Bunun için ben artık büyük market zincirlerinin, küçük şubelerine uğramaya çalışıyorum, hem istediğim ürünü ucuza alıyorum, hem de fazla vakit kaybetmemiş oluyorum.

Kaybolan Katma Değer
Büyük marketlerde işinizin uzun sürmesinin bir nedeni de, mağazalarda mümkün olduğunca çok dolanmanız ve vakit geçirmenizi gerektirecek şekille tasarlanmaları. Modern perakendeciliğin gereği olarak bu tip uygulamaların yapılmasını çok da garipsemiyorum. Ama bence işin dozu son dönemde biraz fazla kaçtı, müşterinin kolayca alışveriş yapmasının yerine, insanların zorla bazı bölgelerden geçirilmesi ve akıllarında olmayan birşeylerin satılması daha önemli olmaya başladı.

Özellikle haftasonlarında artık marketler panayıra dönüyor, bir tarafta sucuk pişirip dağıtanlar, öbür tarafta meyvalı yoğurt denetmeye çalışanlar :-) Öyle ki, bazen insanların bu "denetici"lerin önlerinde bir parça sucuk yemek için kuyruğa girdiklerini bile görüyorum.

Bu mekanlar, yarattıkları katma değerden daha fazla eksi değerle, müşterilerini zorlamaya başladılar bence. En azından benim tercihim olma konusunda şu anda sınırdalar.

İlgili bir yazım: ChampionSa'daki Mağaza Düzeni

Tag: , , , ,

2 yorum:

cenkunal dedi ki...

Söylenecek fazla bir şey yok;haklısınız.

onur öner dedi ki...

aklıma turcell'in bir zamanlar abartmış olduğu sms spam'ları geldi. günde 2-3 adet mesaj alıp bunların alakalı alakasız şirketlerin reklamları olması ve frekansının fazla olması sinir bozucu idi. ama uzun süredir turkcell'de bu tarz bir uygulama yok. bunun sebebini benim gibi düşünen insanların baskısı olduğu kanaatindeyim.

nitekim tüketici bilinçlendikçe ve şikayetlerini bu tarzda geliştirdikçe mağazalarda dizaynlarını bize ihtiyacımız olmayan şeyleri satmaktan uzaklaştıracak bir yapıya büründüreceklerdir.

bu konuyu abartmış bir mağaza görmek istiyorsanız bakınız izmir-ikea..

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.