Salı, Ocak 15, 2008

TV İzleyicilerinin Haklarını Kim Koruyacak?

Hazırladınız çayınızı ve geçtiniz televizyonun karşısına sevdiğiniz dizinin son bölümünü izlemek üzere. İşte bu andan itibaren ne seyredeceğinizi kimse bilemez, şunlarla karşılaşabilirsiniz:

Komşu kanaldaki maç yayını sebebiyle;
- Diziniz yayından kaldırılıp, yerine defalarca izlediğiniz bir film gelmiştir, veya,
- Dizinin bir önceki bölümü tekrar yayına girmiştir, veya,
- Dizinin "özel bölüm" adı altında, geçmişte olanları özetleyen bir bölümü yayına girmiştir, veya,
- Maç bitiş saatine kadar dizinizin yayını ertelenmiştir.

Bu değişikliği önceden öğrenme ihtimaliniz de sıfıra yakındır, çünkü kanallar, izlenme oranının düşeceği korkusu ile, bu konudaki açıklamayı ya hiç yapmazlar, ya da, yayın saatinde, altta kayan bant ile "Sevdiğiniz dizinizin eski bölümlerinden kırptığımız özel bölümü size hayırlı olsun..." tarzında bir yazı ile durumu geçiştirirler.

Ama uyanık dizi izleyicileri bu duruma önceden hazırlıklıdırlar, onlar rakip kanalların da yayın akışını takip ederek, maç v.b. yayını durumlarında dizilerinden ümidi keserler, ama yine de her ihtimale karşı ekran karşısına geçip beklemekten de geri kalmazlar. Muhtemelen de, kendilerini eski bölümleri izlerken sohbete dalmış bulurlar bir süre sonra.

Söylediklerim elbette bütün kanallar için geçerli değil, bazı seviyeli ve izleyicisine saygılı kanallar buı konuda daha titiz davranabiliyorlar.

Peki biz izleyicileri kim koruyacak bu kandırmacadan? RTÜK mü, yoksa Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun mu? TV kanalları ile, izleyicileri arasında bir para alışverişi olmadığı için, bu durum Tüketicinin Korunması kapsamına girmeyecektir. Çünkü, TV kanallarının müşterisi biz izleyiciler deği, reklam verenlerdir. Dolayısı ile sanırım bu konuda görev RTÜK'e düşecek. RTÜK Yasası'na baktığımda, yayın ilkeleri arasında, yayın akışının ilan edildiği gibi gerçekleştirilmemesine yönelik bir yaptırım göremedim, belki de benim gözümden kaçtı.

TV kanallarının işi zor, bir taraftan reklamları RTÜK Yasasına uygun olarak yayınlayacaksın, diğer taraftan izleyiciyi memnun etmeye çalışacaksın, diğer taraftan da bu işten para kazanmaya çalışacaksın. Öngörülmesi zor olan sebeplerden dolayı yayın akışının değiştirilmesine bir şey demek zor, ama umursamazlık, saygısızlık ve haksız çıkar elde edilmesi amacı ile, bilinçli olarak gerçekleştirilen değişikliklere karşı daha iyi düzenleme veya kanuni uygulama yapılması gerekmekte gibi geliyor bana.

Siz ne dersiniz?

Hiç yorum yok:

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.