Perşembe, Temmuz 30, 2009

O poşete gerçekten ihtiyacınız var mı?


Günlük olarak kullandığımız alışveriş poşetlerinin çevreye verdiği zarar artık inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Yaptığımız alışverişler esnasında hiç düşünmeden kabul ettiğimiz poşetleri, çoğu durumda da ihtiyacımız olmamasına rağmen kabul ediyoruz.

Kitapçıdan aldığınız, zaten poşet içerisinde yer alan o dergiyi, çantamıza kolayca atabilecekken, kasada tekrar poşete konarak verilmesi bizi rahatsız etmiyor, belki üzerinde düşünmüyoruz bile. Markette, alışverişimizi 4-5 tane poşete dolduruveriyoruz, yanımızda taşıyacağımız dayanıklı bir torbayı kullanmak aklımıza gelmiyor.

Neden?
Çünkü hayatımızın içine o kadar girmiş ki bu ürün, artık onu görmüyoruz bile. Al, poşete konsun, eve getir, poşeti çöpe at! Ondan sonrası bizi ilgilendirmiyor. Ama nereye gidiyor bu poşetler? Hepsi çöplüklere, sokaklara ve denizlere saçılıyorlar. Sonra ne mi oluyor? Poşetlerin yapıldığı polietilen malzemesinin doğada tam olarak çözünmesi binlerce senede gerçekleştiği için, çözünme gerçekleşmeden bu poşetler parçalanıyor, gittikçe daha küçük parçalar halinde denizlerimize, toprağımıza karışıyorlar. Mikroskopik boyuta gelse de, bu parçaların kimyasal yapıları değişmiyor ve en sonunda, bizim besin zincirimize geriyorlar. Yediğimiz balıkların vücutlarına giriyorlar, ve sonunda bizim vücudumuza.

Dünya denizlerinin en ücra köşelerinden alınan balık örneklerinde bile bu plastik parçalarına rastlanmış. Bu maddenin kanserojen olduğunu söylemeye gerek yok sanırım, zaten tahmin etmişsinizdir.

Düşünün!
O yüzden artık düşünün, aldığınız her poşete gerçekten ihtiyacınız var mı? Ben şöyle yapıyorum; artık kitap ve dergi için poşet kabul etmiyorum, onun yerine her zaman yanımda olan sırt çantama atıveriyorum bu ürünleri. Benzer şekilde çantamda problemsiz taşıyacağım hiçbir ürün için artık poşet kullanmıyorum.


Market alışverişlerinde ise, yanımda taşıdığım dev IKEA torbasını kullanıyorum. Kasiyerler genellikle çok şaşırıyor, neden diye sorduklarında başlıyorum hikayeyi anlatmaya. Sonra onlar da "keşke herkes kendi torbasını kullansa" diyor.

Yasal düzenleme şart.
Dünyada bir çok ülke alışveriş poşetlerinin kullanımı ile ilgili sınırlama gertirmeye çalışıyor. Mesela Çin bu konuda bir kanun çıkartmış duyduğum kadarıyla. Geçen sene İsviçre'ye gitmiştim, Migros mağazalarında plastik poşet verilmiyor müşterilere. Eğer isterseniz, kağıt poşetleri ücretini ödeyerek satın alabiliyorsunuz. Sanırım onlarda da kanuni bir düzenleme var. İyi niyetli bireylerin alacağı tedbirleri özendirmek için, kullanımı sınırlayıcı ve/veya kullanmamayı teşvik edici önlemler almak gerekmekte.


Çöp torbaları için çevreci çözümler var.
Alışveriş poşetleri bir yana, mecburen çöp torbalarını kullanmamız gerekiyor. Bu konuda Korozo doğada kısa sürede çözünebilen poşetleri üretmeye başladı (http://www.koroplast.com/index.php?mid=177). Ben biraz daha pahalı olmalarına rağmen bu poşetleri satın alıyorum. Poşetler, güneş ışığı ve diğer dış etkenlerle karşılaştığında, 12-24 ay arası sürede doğada çözünüyorlar. Mecburen kullandığımız plastik poşet ve ürünleri için böyle bir çözüm bulunmuş olması çok güzel.

Hiç yorum yok:

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.