Çarşamba, Haziran 01, 2011

Aslan Max sen ne yaptın?


Çocuğumuzun beslenmesinin mümkün olduğunca düzgün olması için elimizden geleni yapıyoruz. Bunun için tatlı-sert bir şekilde en zararlı yiyeceklerden uzak durmasını sağlamaya çalışıyoruz. Tabii ki bu bir yere kadar mümkün ve çocuğun çocukluğunu da yaşamasına izin vermek gerektiğini düşünüyorum; arada sırada içilen cola veya yenen fast food hamburgerinden de mahrum etmiyoruz çocuğumuzu. Bu ürünleri neden tüketmemesi gerektiğini (veya az tüketmesi) de her seferinde anlatarak anladığı kadarıyla da olsa bir şeylerin farkına varmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Dondurma (mı acaba?).
İşte dondurma da bu kategoriye giren yiyeceklerden; az ve kalitelisi tüketilirse problem yaratmayacak, ancak fazla tüketildiği ve dikkatli seçilmediği taktirde çocukların sağlığını etkileyebilecek bir ürün. Bu yüzden hazır dondurmalar içinde bulabildiğim en iyilerini seçerek oğluma yedirmeye çalışıyorum. Tabii bu çok da kolay olmuyor, çünkü piyasada satılan dondurmaların çoğu aslında gerçek anlamda dondurma değil, süt tozu, margarin, şeker karışımı şeyler satılmakta.

Aslan Max Gerçeği: Çocuklarımızın Sağlığı Tehlikede!
Uzun süredir Algida Aslan Max ürünlerini çocuğuma pek yedirmemeye çalışıyorum, çünkü gerçek dondurma olmadıklarını biliyordum (ticari nitelemesi "sütlü buz"). Ama geçtiğimiz günlerde oğlum bir lokantada bu ürünü ele geçirme girişiminde başarıya ulaşınca, ben de paketinin üzerini biraz daha dikkatle inceleme fırsatı buldum ve gördüklerime inanmakta zorluk çektim. Çünkü bu ürünün içeriği benim düşündüğümün çok daha ötesinde kötüydü. İşte bu yüzden bu yazıyı yazarak sizlerle görüşlerimi paylaşmak istedim. Bundan sonra okuyacaklarınız umarım sizi şaşırttığı kadar, bu ürünlerden çocuklarınızı (ve kendinizi) uzak tutmanızı da sağlar.

Nereden başlamalı?
Ürün içeriği dondurmadan o kadar uzak ki, önce nereden başlayayım bilemiyorum. Ama sanırım dondurmayı dondurma yapan sütten başlamak en iyisi. Bu ürünün paketinin üzerinde "Taze Sütlü" ifadesi yer almakta. Bu size ne düşündürür? Ürünün ciddi oranda taze süt içerdiğini düşünürsünüz değil mi? Peki o zaman ben size söyleyeyim, bu üründeki süt oranı sadece %5 (evet yüzde beş). Peki gerisi ne diyeceksiniz, eğer dondurmanın %5'i sütse gerisi neden mamul olabilir? İşte size içerikteki maddeler (en çoktan, en aza doğru):

Su
Şeker
Bitkisel Yağ
Glikoz Şurubu
Pastörize Süt (%5)
Yağsız Süt Tozu
Peyniraltı Suyu Tozu
Guar Gam
Ksantan Gam
Karboksimetil Selüloz
Karragenan
Mono ve Digliseridler
Aroma (Vanilya)

Evet, içerikteki ilk 4 maddeden sadece şeker normal bir dondurmada bulabileceğiniz maddeler. Diğerlerininse ne olduğunu anlamak bile zor. Peki besin değerleri nedir, bir de ona bakalım:

52gr'lık ürün için;
Enerji: 155,5 Kcal
Protein: 1,7 gr
Yağ: 10,2 gr
Karbonhidrat: 14,2 gr


Dikkat margarin!
Bunlar ne ifade ediyor, isterseniz en etkileyicisinden başlayalım: Normal sütlerdeki yağ oranı %3 civarındadır, dondurma haline gelmiş bir üründeki yağ oranının da %5 civarında olmasını beklemek mantıksız olmaz. Peki bizim Aslan Max'imiz ne kadar yağ içeriyor? Aslanımız %19,6 oranında yağ içermekte. Yani doğal bir dondurmanın içerebileceğinden 4-5 kat daha fazla. Üstelik bu yağ doğal süt yağında olduğu gibi kaliteli bir yağ değil maalesef, çok yüksek oranda doymuş yağ içeren, (muhtemelen) hidrojene edilmiş bitkisel katı yağlar içermekte bu ürünler. Hidrojene edilmiş bitkisel yağların insan sağlığını son derecede kötü etkilediğini, hayvansal yağlardan çok daha zararlı olduğunu ben okuduğum kaynaklardan biliyorum (Bkz: Mayo Clinic: Trans fat is double trouble for your heart health). Üstelik bu yağların ne yağı olduğu bile paket üzerinde yer almamakta. Bitkisel ama hangi bitki, ayçiçek yağı mı, yoksa dünyanın en ucuz ve aynı zamanda en fazla doymuş yağ oranına sahip palmiye yağı mı, belli değil (ben ikincisinin daha doğru olabileceğine inanıyorum).

Şeker, Glikoz Şurubu
Hakkını vermek gerek, bu üründe gerçek şeker kullanarak Unilever beni şaşırttı, ben tamamen glikoz şurubu kullanacaklarını düşünürken, listede sudan sonra şekeri görünce şaşırdım, Unilever burada masraftan kaçmamış :-|. Tabii yine de biraz glikoz şurubu eklemekten de kendilerini alamamışlar. Ama bence bu şurup, bitkisel doymuş yağlar kadar tehlikeli değil. Yine de gelişmiş ülkelerde daha ilkokul çağındaki çocukların şeker hastalığına yakalanmalarında en önemli sebepler arasında glikoz şurubunun aşırı tüketiminin sorumlu tutulduğundan da bahsetmekte fayda var.

Çocuklar için uygun bir ürün mü?
Aslında beni en çok rahatsız eden ve tepki vermeme neden olan şey, bu ürünün çocuklara yönelik bir ürün olarak sunulması. Algida'nın bir çok ürünü varken, çocuk kuşaklarında en çok reklamı yapılan ürün Aslan Max markalı ürünler. Benim buradan yaptığım çıkarım, Unilever'in çocuklara yönelik ürettiği ürünlerde "çocuk sağlığı" konusunda pek endişe taşımadığı ve işin kolay yolunu seçerek "en ucuz ürün/en düşük maliyet/en fazla kar" için gerekeni yaptığı. Kısacası, çocuklar bu ucuz, sağlıksız ürünleri satmanın kolay bir yolu olarak görülmekteler. Çocuklara yönelik bu ürünlerde küçük maliyet farklarıyla çok daha besleyici ürünler sunmanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Hatta Algida'nın yetişkinlere yönelik ürünlerinin bazıları çok daha sağlıklı ürünler. Mesela Algida Maraş Usulü dondurmadaki yağ oranı sadece %3 (bkz. bura), kullanılan süt miktarı da çok daha yüksek. Demek ki daha sağlıklı ürünler üretmek mümkün, ancak farklı kaygılar işin içinde olunca, çocukların sağlığı pek de önemli olmayabiliyor.

ABD'de Yok!
İşin ilginç yanı Aslan Max diye bir ürün ABD ve bir çok Avrupa ülkesinde üretilmemekte (bkz.Good Humor web sitesi, Algida'nın ABD muadili). Buna muadil olarak üretilen ürünlerdeyse çok daha sağlığa uygun maddelerin içerikte yer aldığını görüyorsunuz (bkz. buradaki ürünler). Zaten içeriği kötü olan ürünlerle ilgili bilgilere web üzerinden ulaşmak pek mümkün olmuyor, mesela ben Algida'nın Türkiye sitesinde Aslan Max içeriğiyle ilgili bilgileri bulamadım.

İngiltere'de üretilen ve bence çocuklar için çok daha iyi içeriğe sahip olan Mini Milk serisi ürünler bizde üretilmiyorlar, bu ürünlerdeki yağ oranı %3 civarında (Bkz. bura).

Sorumluluk kimde?
Aslında Unilever'i bu konuda suçlamak pek de doğru değil, sonuçta kanuna uygun şekilde ticari faaliyet yürütüp, kar maksimizasyonu gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Asıl sorumlu olan biz anne babalarız, çocuklarımızın boğazından geçen bu ürünlerin içinde ne olduğunu kontrol etmek bizim görevimiz, yoksa buna benzer bir çok örnek vermek mümkün. Zaten sadece Aslan Max değil, diğer dondurma ve gıda üreticilerinin ürünlerini de taradığımızda büyük ihtimalle aynı durumla karşılaşacağız.

Kurumsal sosyal sorumluluk?
İşin rahatsız edici bir yönü de, Unilever gibi bir çok şirketin sosyal sorumluluk alanında PR amaçlı projelerini öne sürerlerken (Bkz. Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı), diğer yandan 4-5 yaşındaki çocukların sağlıklarını olumsuz yönde etkileyebilecek ürünleri rahatça üretmeye devam etmeleri. "Kurumsal vicdan" diye yeni bir kavram bulup, bunun PR'ını yapmak gerekiyor sanırım.

Ne yapmalı?
Öncelikle hem kendimiz, hem de çocuklarımız için seçtiğimiz gıda maddelerinin içinde ne olduğunu bilmemiz ve sağlıksız ürünleri tüketmememiz gerekiyor. Ucuzu değil, biraz daha pahalı, ama besleyici değeri olan besinleri tüketmek gerekmekte. Tüketici bilinci sağlıksız ürünlerin piyasadaki en büyük düşmanı.

Çocukların korunmasına yönelik kanunların oluşturulması ve bu alandaki mevcut kanunlarında uygulanması gerekiyor; şirketlerin çocukların duygularını sömürerek kar elde etmelerinin önüne geçilmesi gerekmekte. Televizyonların çocuk kuşaklarındaki bombardıman reklamlarla, çocuklarımızın sağlıksız ürünlere yönlendirilmesinin önüne geçmek için RTÜK'ün mevcut kanundaki maddelerin gereğini yapması gerekmekte (bkz. RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞVE YAYINLARI HAKKINDA KANUN Madde 4.u ve z, Madde 19).

Çocuklarımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı.

9 yorum:

Esat Gülen dedi ki...

Çok faydalı ve aydınlatıcı bilgiler. Teşekkür ederim.

Serdar Öner dedi ki...

Teşekkürler Esat bey. Selamlar.

Adsız dedi ki...

güzel

~♥ Nurs..~ dedi ki...

Gerçekten faydalı bilgiler. Benim babam dondurmayı kendisi yapıyor ve içine dünyanın sütünü koyuyorlar hemde taze. Yani bir kutu dondurmanın süt oranı%75 falan oluyor. Biz gönül rahatlığı ile yiyoruz :) paylaşım e bilgilendirme için teşekkürler.

iş fikirleri dedi ki...

aydınlatıcı bilgiler. Teşekkür

Nuri dedi ki...

çok aydınlatıcı olmuş teşekkürler

Adsız dedi ki...

Bilinçli bir yazı.büyük şirketlerin yaptıkları kimse araştırma gereği duymuyor.

Sinan Kaya dedi ki...

Bilinçli bir yazı.büyük şirketlerin yaptıkları kimse araştırma gereği duymuyor.


Kenan Erin dedi ki...

Teşekkür ederiz serdar bey ilginize ve alakanıza. Aydınlatıcı bilgiler vermişsiniz, bizler ebveynler olarak bunların farkındayız belki ama bilinç olarak görmezden gelmek gibi bir huyumuz mu çıktı bilmiyorum ama tekrar teşekkürler. Bugunden sonra daha dikkatli anne babalar olmamız gerekiyor. Saygılar

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.