Perşembe, Mart 06, 2014

Alkol mü, Sigara mı, Yoksa Şeker mi Daha Çok Öldürüyor?

Sizlerle bazı istatistikleri paylaşmak istiyorum. Dünyadaki yıllık sigara, alkol ve şeker kaynaklı ölümlerin sayılarına bir bakalım (kesin rakamlar olması mümkün değil ama genel olarak karşılaştırma yapmamız için de yeterli olacaktır).

Alkol kaynaklı ölümler 2,5 milyon kişi/yıl
Sigara kaynaklı ölümler 5 milyon kişi/yıl
Şeker kaynaklı ölümler 15 milyon kişi/yıl

Alkol ve sigaranın zararlarını yadsımıyorum, ama bu sayılara baktığımızda bize öcü olarak gösterilen ve üzerlerine inanılmaz vergi yüklenen bu ürünlerle karşılaştırıldığında, şekerin çok daha büyük bir toplumsal problem olduğunu görüyoruz. Ama buna rağmen, diğer ürünlerden çok daha tehlikeli olan şekerli gıdalarla ilgili önleyici bir vergilendirme ortalıkta yok (veya yok denebilecek seviyede).

Şekerli içeceklere vergi uygulansa durum ne olurdu?
Kaba bir hesap yapalım; şu anda marketlerde yaklaşık 3 TL'ye satılan 2,5 litrelik kolalı içeceğin fiyatı, eğer sigara ve şaraba uygulanan vergilere benzer vergilere tabi olsaydı, 4,5TL ile 6TL arasında olması gerekecekti. Alkol oranı daha yüksek olan içkilere uygulanan vergilere benzer bir vergi uygulansaydı, o durumda fiyatının nerelere geleceğini tahmin edemiyorum (aşağıdaki gov.tr bağlantısında vergi oranları mevcut). Bu seviyede bir vergilendirme bile, su yerine durmadan şekerli içecek tüketen toplumumuz için önemli bir adım olurdu. Fast Food restoranlarda, üç kuruşa koca koca şekerli içecekleri satmak da daha zor olurdu.


Garip durum!
Sizce de bu garip değil mi? İnsanların şekere olan bağımlılığını kullanarak, hemen hemen hiçbir besin değeri olmayan ürünleri satarak inanılmaz kâr elde eden kurumlar, toplum sağlığını bozdukları için herhangi bir yaptırım ve vergiye tabi değiller. Ama biz çalışanlar, her birimiz, bu ürünlerin yarattığı şeker hastalığı, obezite ve kalp hastalıklarının tedavisine yönelik olarak sosyal sigorta primlerimizi tıkır tıkır ödüyoruz. Kısacası, şekerli gıda üretenler bizim üzerimizden kâr elde ediyorlar ve toplum sağlığının bozulmasına neden oluyorlar, ama faturasını toplum olarak hepimiz ödüyoruz.

Yani devletimiz (ve diğer devletler) diyor ki, sizi sigara ve alkol yolu ile öldürmeye çalışanlardan korurum, ama şekerle öldrülmenize karışmam.

Bu gidişe bir dur demek gerekmiyor mu?


Konuyla ilgili çeşitli kaynaklar:
http://www.cdc.gov/alcohol/fact-sheets/alcohol-use.htm
http://www.ncadd.org/index.php/in-the-news/155-25-million-alcohol-related-deaths-worldwide-annually
http://www.olsonnd.com/what-kills-more-people-sugar-or-cigarettes/
http://newsroom.heart.org/news/180-000-deaths-worldwide-may-be-associated-with-sugary-soft-drinks
http://www.cdc.gov/tobacco/data_statistics/fact_sheets/fast_facts/
http://www.gib.gov.tr/fileadmin/mevzuatek/otv_oranlari_tum/otv_3_sayili-OpenPage.htm


3 yorum:

Cemile Altun dedi ki...

merhabalar http://cemilealtun89.blogspot.com.tr/

destek olursanız mutlu olurum
saygılar

boğaziçi bin beşyüz dedi ki...

pardon ama, benim vücuduma ne soktuğumdan size, veya devlete ne?

devlet, benim paramla dönen ve bana hizmet ile yükümlü bir kurum. devlet benim babam, ben de çocuk muyum ki ne yiyip içtiğime karışılıyor?

aynı durum vücuduma sokmak isteyeceğim her şey için geçerli. alkolden alınan fahiş vergileri bu kadar tatsız bir tutumla savunmanız, üstelik devleti bizim vücudumuza girenlerle ilgili daha çok karar vermeye çağırmanız bu çağda gülünç sadece. kızlı erkekli evleri de kapatalım mı? şimdi bunun alakasız olduğunu düşünüp kendinizi teselli etmek isterseniz buyrun. ama dünyada gidişat yasaklara doğru değil babacım.

Serdar Öner dedi ki...

Sayın boğaziçi bin beşyüz, yazının ana fikrini anlayamamışsınız sanırım; ben alkollü içeceklere uygulanan vergileri savunmuyorum, ama kamu sağlığını ilgilendiren ve sonucunda devletin sağlık giderlerini arttıran pek çok ürüne uygulanan yaptırımlar arasında bir denge olması gerektiğini savunuyorum. Eğer şeker, alkolden çok daha fazla kamu sağlığı problemi yaratıyorsa, o zaman alkole uygulanan yaptırımlardan daha fazlasının şekerli ürünler için de uygulanması lazım. Türkiye'de devlet SGK vasıtasıyla sağlık sisteminin büyük maliyetini üstlendiğine göre, kamu sağlığı alanında gerekli düzenlemeleri de yapabilir (vergilendirme yoluyla). Siz eğer devlet bana karışmasın diyorsanız, o zaman neden vergi ödüyorsunuz, onu da ödemeyin? Eğer hepimiz vergi ödüyorsak ve bazı ürün grupları bu vergi içinden sağlık harcamaları sebebiyle büyük bir pay alıyorlarsa, devletin bu yönde adımlar atmasından daha doğal bir şey olamaz. Veya şöyle olabilir, devlet sizin yediğinize içtiğinize karışmaz, vergi de almaz, ama hasta olduğunuzda da devletten yardım istemezsiniz, böylece dilediğiniz özgürlüğe sahip olabilirsiniz. Bu ancak sağlık sisteminin tamamen özelleşmesi ile olabilir, onun da ülkemizde ve dünyada ne kadar uygulanabilir olduğunu bilmiyorum.

Hakkımda

Fotoğrafım
İstanbul Teknik Üniversitesi, İşletme Mühendisliği bölümünden 1989 yılında mezun oldum. Sırası ile PEG A.Ş., Alboy A.Ş., Superonline A.Ş, Turk Nokta Net Ltd. Şti. (Turk.Net), Doğan Online (E-kolay) ve İksir A.Ş. (İxir) ve DorukNet'te farklı pazarlama yöneticiliği pozisyonlarında görev yaptım. Şu anda, Markethink markası altında bağımsız pazarlama yönetim ve danışmanlığı servisleri konusunda çalışmaktayım. Bana ulaşmak isterseniz, oner.serdar@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.